MİNİK AYAKLAR, İLK ADIMLAR, İLK AYAKKABI
Minik bir bebeğin, yumuşak, pembe renkli ayakları son derece sevimlidir. Minik ayaklar altıncı aydan sonra bebeğin doğal oyuncağı olur. Ayağını ağzına sokmaya çalışır, ayaklarını birbirine vurur…

Ayaklarımız aslında en önemli organlarımızdır. Çünkü yürümemizi sağlarlar. Bedenimizin ağır yükünü ayaklarımız taşır ve ortalama 100000 km yürürler. Bu yüzden ayak sağlığı bebeklikten itibaren önemle üzerinde durulması gereken bir konudur.

Bebeğinizin yumuk yumuk ayaklarının sağlıklı olup olmadığını dair sorular zihninizi meşgul edebilir. Küçük bebekler ayaklarının yürümeye yaradığını keşfetmeden önce, onların duygularını ifade etmek için kullanılır.

Tıpkı elleri gibi ayakları da etrafı anlamaya çalışmada en büyük yardımcılarıdır. İlk yaşına doğru kasları güçlenen bebeğiniz artık yürümeye hazırlanır. Yürüme dönemi bebekten bebeğe farklılık gösterse de ilk hareketleri aynıdır. Bir yerlere tutunup ayağa kalkan, birkaç adım atan bebeğin yüzündeki endişe ve korku, tüm bebeklerde ortaktır. Bir süre sonra çalışmaları hazlandırıp peş peşe adımlar atar. Bebeğin bu yürüme çabaları devam ederken aile bireyleri ayakkabı seçme telaşına düşerler.

Onun bu ilk adımlarında ayağını rahat ettirecek bir ayakkabıya ihtiyacı vardır. Ayakkabı almak için mutlaka ilk adımı beklemek gerekmez ancak erken ayakkabı giydirmek çok sağlıklı değildir. Bu dönemde ayağı sıcak tutan, kalıp halinde kesilmiş, iki parça yumuşak deriden yapılan hafif ve basit bir patik yeterlidir.

Sağa sola tutunup kalkmaya çabaladığı zaman, yumuşak ve bileğini iyice kavrayan yüksek bilekli bir ayakkabı alınmalıdır. Bileğinin sağlam bir destek aldığını hisseden bebek, adımlarını daha rahat atar. Seçilen ayakkabı bebeğin hareketlerini kısıtlamamalı ve ayakkabı satın alınırken bazı kriterler göz önüne alınmalıdır. Tabanı yarı yumuşak ve esnek olmalıdır.

Ayakkabı tabanının çok sert olmaması, yürümenin itme aşamasında parmakların daha iyi itilmesine izin verir ve denge daha iyi sağlanır. Yumuşak olmaması da, ayak tabanının sivri ve tehlikeli cisimlerden korunmasına yardımcı olur. Topuğun alçak olmasına ve bebeğin ayağına tam oturmasına dikkat edilmelidir. Ayakkabının derisi yumuşak olmalı, şekli ve ayak tarak kısmının genişliği ayağa uygun olmalı, ayağı sıkmamalı ve parmakların şekline uyum sağlamalıdır.

Bu sayede, ayak daha rahat hareket eder ve ciltte herhangi bir rahatsızlık olmaz. Parmakların uç kısmıyla ayakkabının ön kısmı arasında en az 0,5 cm en fazla 1 santim boşluk olmalıdır. Ayağın ayakkabı içinde öne arkaya hareketine izin vermemeli ve ayağın bağlanmış bir ayakkabıdan çıkmasına izin verilmemelidir. Topuk yüksekliği 1,5 – 2 cm’ yi geçmemelidir. Ayak anatomisine uygun olmayan ayakkabılar çeşitli ayak deformasyonuna yol açabilir. Bebeğinize gün içerisinde %100 pamuklu ya da yün çoraplar giydirebilirsiniz. Gün boyu ayakkabı içinde kalan ayakları terler ve havasız kalır. Ayakları nemlenerek alerji ve kızarıklık oluşmasına neden olabilir, hatta tırnaklar yumuşayacağından tırnak problemleri doğabilir.

Bebeğiniz büyüdükçe bağımsız olmayı ve kendi giyip çıkartacağı ayakkabılar almanızı ister. Fakat bu tür bağcıksız ayakkabılar, ayağın dönmesine ve omurga problemlerine neden olabilir. Bebek yürümeyi başardığında kasları iyice gelişir, bileğine engeller koymasına gerek kalmaz rahat, yüksek olmayan, burnu rahat bir ayakkabı alınabilir. Tabi bu ortalama 30 aylık bir süreç sonunda gerçekleşir. Yüksek, bilek kısmı dize kadar uzayan ayakkabılar kesinlikle tavsiye edilmez.

Küçük bebeklerin ayaklarında genellikle düztabanlık, ayağın iç yanında yağ dokusunun o dönemde fazla olmasından kaynaklanır ve yanıltıcı bir görünümdür. %70 – 80’ inin ayakları normalde döner.

Üç yaş civarında da bu görünüm kaybolur. Sert tabanı bulunan ayakkabıların erken giyilmesi, ayak kaslarının gelişmesini engelleyerek, düztabanlığın oluşturmasını kolaylaştırır. Özellikle 2–3 yaşına kadar evde ve plajlarda çocuğun çıplak ayakla oynaması sağlanmalıdır. Ayakkabı, ayakları korumak için gereklidir.