HAMİLELİK DÖNEMİ VE AĞIZ BAKIMI
Eğer hamileyseniz veya hamile kalmayı planlıyorsanız diş ve diş etlerinize daha özenli bakmanız gereken bir dönemdesiniz. Hamileliğe bağlı olarak değişen hormon seviyeleri diş eti sorunlarını doğrudan ve diş çürüklerini dolaylı olarak etkiler.

Bu dönemdeki diş kayıplarının sebebi bebeğin varlığı değil, hormonal değişim, tükrük biyokimyasının değişimi, tüketilen gıdaların farklılaşması ve buna bağlı olarak dişler üzerinde biriken bakteri ve plağın diş çürüklerine sebep olmasıdır.

Bu dönemde hamilelik gingivitisi dediğimiz ve diş etlerinin kanamalı ve kırmızı bir hal alması eğer ağız bakımı iyi yapılmazsa kaçınılmazdır. Ağız bakımını optimum seviyede tutmak hamilelik döneminde bebeğin sağlığı için de çok önemlidir.

Yaygın gözüken diş eti iltihaplarının erken doğum riskini artırdığı ispatlanmıştır. Kendi ağız ve bebeğinizin sağlığı için bu dönemde günde en az 2 defa ve en kısa 4 dakika dişlerinizi tek tek fırçalanmalı, diş ipini kullanmalı ve gerekli olduğu durumlarda da ağız gargaraları kullanılmalıdır.

Hamilelik döneminde anneler bebeklerine zarar gelebileceği endişesiyle diş uygulamalarından kaçınırlar ama bu problemin daha çok büyümesine sebep olup ileride daha büyük işlemlere maruz korkulara sebep olabilmektedir.

Bu yüzden hamilelik boyunca ve mümkünse öncesinde hamilelik planlanıyorsa diş bakımların yapılması sürekli bir gözlem altında tutulmalıdır.

Bayanların en çok diş kaybına maruz kaldığı bu dönemi en hasarsız şekilde geçirmenin yolu iyi ağız bakımı ve devamlı kontrolden ibarettir. Eğer bir işlem uygulaması gerekiyorsa tercihen ikinci 3 aylık dönemde, eğer gerekirse ilk ve son 3 aylık dönemde de birçok uygulama anne ve bebeğe zarar vermeden yapılabilmektedir.

Gerekli durumlarda kadın doğum doktoruyla konsültasyon yapılarak zararsız ilaçlar verilebilmekte ve tedaviler uygulanabilmektedir.

Ağız Kokusu

Doğumla birlikte insanlar anne sütüyle ilk beslenmesini yapar ve böylece ilk mikroorganizmalar ağızdan alınmış olur. Ağız kokusunda en büyük ve ilk sırada gelen etki ağız içindeki bakterilerin sayısının artmasıdır.

Bu artış oral hijyenin iyi olmadığı durumlarda veya ne kadar iyi bakılırsa bakılsın var olan kötü protez, dolgu ve diğer bakteri üreme ve birikmesine yol açan etkenlerin varlığında maksimuma ulaşır.

Bu sebepten ilk olarak dişlerdeki çürüklerin tedavisi, diş etlerinin sağlıklı hale kavuşturulmasıyla ağız kokusu problemi çözülebilir. Ancak halen devam eden kokularda diğer etkenlerden olan, örneğin ağızdan nefes alma, kronik boğaz enfeksiyonları, mide ve bağırsak problemleri yani sindirim sistemini de ilgilendiren sorunlar çözümlenmelidir.