ANNE-BEBEK İLİşKİSİNİN ÖNEMİ
Annelik duygusu içgüdüseldir; iletişim biçimi karşılıklı ilişki ile belirlenir. Yenidoğan döneminin ilk üç ayındaki anne-baba yakınlığı son derece önemlidir. Annelik duygusu, bebeğin annesine bağlanması için gerekli ön koşuldur. Bebekle annesi arasındaki bu özel bağlanma sağlıklı ruhsal gelişimindeki en önemli belirleyicidir.

Bebekler, anne ile sosyal ilişkiyi başlatma, sürdürme, sonlandırma ve kaçınmada düzenleyici, kontrol edici role sahiptirler. Göz iletişimi kurarak, gülümseyerek ve ses çıkararak ilişkiyi başlatır. Anneden cevap alamazsa bu davranışları keserek ilişkiye direnç gösterirler.

Dokunma, gülümseme, ağlama davranışları bağlanmanın oluşmakta olduğunu gösterir. Ancak emme bu bağlanma davranışları arasında en temel olanıdır. Bebeği kucağına almanın ve kucakta taşımanın, emmenin sevgi alışverişinin sağlanmasındaki yeri yadsınamayacak kadar büyüktür. Bebeğin güven duygusu; ihtiyaçların giderilmesi, bunun nasıl bir duygusal ortam içinde yapıldığı ve çocuğun da buna bağlı olarak dünyanın ne kadar tahmin edilebilir ve kontrol edilebilir olduğuyla ilgili algılarıyla gelişir. Bebek anneye her seslenişinde bir cevap alacağını anladığı zaman kendini güvende hissetmeye başlar, bebek ağladığında annesini harekete geçirebileceğini öğrendiği zaman da kendini güvende hisseder. Bebek yaşamın ilk aylarında beklemeyi bilmez, zaman kavramı hiç gelişmemiştir. Bu nedenle giderilmesi gereken bir gereksinimi gidermek gerekir.

Duygusal iletişimde sevecen, şefkatli ve sıcak olabilen, bebeğini coşku ve sevgiyle kuşatan, sarıp sarmalayan bir anne bebeğin gevşemesine ve kendini güvende hissetmesine yol açacaktır. Anne-bebek ilişkisinin sağlıklı olabilmesinin koşulu budur.

Anne-bebek ilişkisinin sağlıklı olabilmesinin koşulu, yaşamın ilk yılında annenin sıcak, koruyucu ve süreklilik gösteren tutumlarıdır.