ÇATLAKLAR İÇİN GEREKEN ÖNLEMLERİ BİLİYOR MUSUNUZ?
Vücut çatlaklarını tıpkı birer yara izi gibi değerlendirmek mümkündür. Cilt aşırı derecede basınçla karşılaştığında yıpranır. Dolayısıyla cildin yapısı bozulur ve çatlaklar ortaya çıkar. Önceleri pembe renkli olan bu çatlaklar zamanla beyaza yakın bir renk alır. Bütün rahatsızlıklarda olduğu gibi, vücut çatlaklarının da oluşmasını önlemek, tedavi etmekten daha kolaydır. Bunun için de öncelikle cildin elastikiyetinin sağlanması gerekir. Ayrıca bazı hususlara da özellikle dikkat edilmelidir.

- Kısa zamanda aşırı miktarda kilo alıp vermekten kaçınınız. Cilt, vücuttaki yağ miktarının artıp azalmasıyla birlikte aynı hızda esnemeyi başaramadığı için yıpranır ve çatlaklar oluşur.

- Günde 2 litre su içmeyi ihmal etmeyiniz. Cilde gereken nemi sağladığınız takdirde esnekliğini uzun bir süre koruyabilirsiniz.

- Soğuk suyla duş yapmak da çatlak oluşunu önlemede etkili bir yöntemdir. Bu şekilde hücreler canlanarak yeniden elastik bir yapıya kavuşacaktır, dolayısıyla da çatlak oluşumuna karşı direnç kazanacaktır.

- Cildin elastikiyetini kazanması ve koruması için çaba sarf ediniz. Bu amaçla yumuşatıcı yağlar, A, E ve C vitamini, kolajen, elastin ve hyalüranik asit yönünden zengin çatlak giderici kozmetik ürünleri düzenli olarak kullanmayı alışkanlık haline getiriniz.

- Çok dar giysiler giymemeye özen gösteriniz. Bu tür giysiler kan dolaşımını güçleştirerek, cilde gereken oksijenin sağlanmasını engeller. Oksijen almayan cilt yeteri kadar beslenemediği için daha kolay yıpranır ve deformasyona uğrar.

Nerelerde Daha Sık Görülür?

Çatlaklara daha çok göğüs, karın ve bel çevresinde rastlanır.

Göğüsler

Vücudun en nazik organları arasında yer alırlar. Göğüsleri saran doku oldukça ince ve hassastır. Bu bölgedeki çatlaklar gelişme çağında bile oluşabilir. Buna rağmen çatlakların çoğunlukla doğum sonrasında ortaya çıktıkları görülür.

Karın

Bu bölgede ortaya çıkan çatlakların oluşumunda da gebelik dönemi önemli bir rol oynar. Genişleyen karın yüzeyi yıpranır ve esnekliğini kaybeder. Vücudun bu bölgesinde çatlak oluşumunu önlemek için cilde badem yağıyla masaj yapmak ve kozmetik ürünlerden faydalanmak olumlu sonuç verir.

Bel Çevresi

Daha çok bel çevresiyle belin üst kısmında görülen çatlaklar her yaşta ortaya çıkabilir. Cinsiyet farkı gözetmeksizin kadın ve erkekte meydana gelen bu tür çatlakların en önemli nedenlerinden biri; kısa zamanda çok miktarda kilo alıp vermektir. Bu şekilde oluşan çatlakları önlemek için doğru beslenme alışkanlıkları edinmek ve kilo alıp vermekten kaçınmak önem taşır.

Çatlakların Rehabilitasyonu

1) Kozmetik Ürün Kullanımı

Vücudun her bölgesinde kullanılabilen kozmetik ürünleri, içeriklerinde yer alan kolajen, hyalüranik asit, elastin ve vitaminler sayesinde cilde tekrar esneklik kazandırırlar. Günde 1 kez, çatlakların bulunduğu bölge üzerine hafif bir şekilde masaj yaparak uygulayacağınız kremler sayesinde istenen etkiyi elde edebilirsiniz.

Ancak kozmetik ürünler yeterli etkiyi sağlamazsa, tıbbi uygulamalara ihtiyaç duyulur.

2) Karboksiterapi

Medikal hale getirilmiş CO² gazının bölgesel yağ birikimi, süllülit, özellikle gebelik ve ergenlik dönemindeki hızlı büyüme sonrasında gelişen çatlak ve sarkma olan alanlarda, cilt içerisine veya cilt altına metodlu olarak enjekte edilmesi yöntemidir.

Karbondioksitin Etki Mekanizması Nedir?

- Yağ hücreleri üzerine direk mekanik etki yaparak yağ hücrelerini yıkıma uğratır.

- Problemli bölgedeki kılcal damarlar üzerine vazodilatasyon (kan damarlarında genişleme) etkisi bulunmaktadır. Damarların genişlemesi sonucunda bölgede daha güçlü ve daha fazla kan akışı oluşur. Dolaşımdaki artışın sonucu doku metabolizması ve oksijenlenme artışı meydana gelir. Bununla birlikte yağ hücrelerinde küçülme, azalma, beraberinde cilt kalitesinde artış oluşur.

Karboksiterapinin Yan Etkisi Var Mıdır?

Hayır, yüksek dozlardaki uygulamalarda herhangi bir yan etki görülmez. Uygulama sırasında dolgunluk hissi ve şişkinlik meydana gelebilir. Saatler içerisinde kendiliğinden düzelir. Sosyal hayatı etkilemez.

Uygulama Ağrılı Mıdır?

Hayır, bazı hastalar hafif bir kaşıntı duyarlar. Bu durum saniyeler içerisinde geçer.

Tedavi Özellikleri

Tedavi uygulama yapılan bölgeye göre değişmekle birlikte 10 – 30 dakika sürer. Haftada 1 – 3 kez uygulama yapılabilir. Tedavide iyi bir sonuç alabilmek için minimum 15 seans karboksiterapi uygulaması yaptırmak gerekir.3) Kimyasal Peeling

Glikolik asit kullanılarak yapılan AHA peeling, yeni başlayan dikey çatlakların tedavisinde etkili bir yöntemdir. Vücut bölgesi önce glikolik asit içeren temizleyicilerle temizleniyor. Arkasından glikolik asidin yüzde 50’den başlayan konsantrasyondaki solüsyonları uygulanıyor. Seanslar haftada 1 kez yapılıyor ve seans sayısı kişiye göre değişiyor.

4) Mezoterapi

Bu yöntemle çatlakların altında eksilen kolajen yapının uyarılması ve doldurulması amaçlanıyor. Henüz beyaza dönmemiş, pembe-kırmızı dönemdeki çatlaklarda çok etkili bir yöntemdir. Bunun için gerekli ilaçlar çatlağın bulunduğu bölgede cildin içine veriliyor. Haftada 1 seans şeklinde uygulanıyor. Ortalama 2,5 - 3 aylık bir tedavi süresi gerektiriyor.

5) Microdermabrazyon - Micropeeling

Özellikle beyazlanmış eski çatlaklarda uygulanan bir yöntemdir. Alüminyum oksit tuzlarının cilt yüzeyine çarpması ve çarpma sonucu problem içeren cildin kontrollü bir şekilde soyulması ve yerine normal sağlıklı, kollagen ve elastin bakımından zengin cildin yerleşmesini sağlama işlemidir.

Mikropeeling İşlemi; yaş kısıtlaması olmaksızın cildin kontrollü olarak soyulmasını sağlar. Etkin soyma sayesinde de iyi bir tedavi değeri sağlanır. Kişinin sosyal hayatı etkilenmez. Tüm bu özellikleriyle dermabrazyon son derece etkili ve güvenilir bir cilt yenileme tekniğidir.

Uygulama seansları, genellikle soyma derinliğine bağlı olarak 1 - 3 hafta aralıklarla gerçekleştirilir.

İşlem çok güneşli havalarda veya yaz mevsiminde gerçekleştirilmez.

Uygulama süresi işlem yapılacak bölgeye göre değişmekle birlikte 15 - 30 dakika kadardır.

6 - 10 seanslık kür olarak yaptırılarak son derece etkili bir sonuç almak mümkündür.