ÇALIŞAN ANNE VE ÇOCUK İLİŞKİSİ
Çocuğu etkileyen ne annenin evin dışında çalışma süresi ne de bakıcının ona bakıyor oluşudur. Onu etkileyen, annesi ile kurduğu ilişkinin niteliği, şekli ve çocukta uyandırdığı güven duygusudur. Çalışan anneler ev ve iş kadınlığının yanı sıra annelik görevlerini aksatmamak için çaba harcarlar. Bu çaba bazı annelerde çaresizlik duygusuna yol açar. Bu görevleri yerine getirmek kaygısıyla bazı anneler çocuklarını ihmal ettiklerini düşünerek onun her istediğini yerine getirerek, sınır koyamazlar. Böylece istediğine ağlamayla ulaşma davranışı orataya çıkar.

Bazı annelerse çocukların üzerine fazlaca düşer, gerektiğinde fazla korur ve her şeyi onun yerine yapar. Annenin bu tür davranışları, çocuğun çekingen, güvensiz, denemekten korkan bir birey olmasına yol açabilmektedir. Yapılan pek çok araştırmaya göre sağlıklı bir aile ortamı varsa annesi çalışmış çocuklarla, çalışmayıp annesi tarafından bakılan çocuklar arasında benzer zekâ ve duygusal gelişim görülmüştür.

Annenin çalışmasının çocuk üzerinde yaratacağı etkilerin olumsuz ya da olumlu olması pek çok etkene bağlıdır. Annenin çalışma nedeni, çalışmaya başladığı dönemin çocuğun hangi gelişim aşamasına rastladığını, çalışmanın düzenli olup olmaması, çalışmasına eşinin ve ailesinin tepkisi, annenin yokluğunda sağlanan bakımın niteliği-özelliği, annenin çocuk eğitimi, anlayışı ve çocuğuyla kurduğu ilişki türü bu etkenler arasında sayılabilir.

Çalışmayı isteyen ancak çocuğuna bakmak için işini bırakan annelerin çocuğa olumsuz etkilerinin olduğu görülür. Çalışan anne kendini daha üretken hisseder, kendine güven duyar. Çocuğunu daha çok özlemektedir. Pek çok çalışan anne, çocuklarından uzakta geçen zamanlarını telafi etmek için çaba sarf eder.

Anne ne kadar mutlu ve huzurluysa çocukla kuracağı ilişki o kadar sağlıklı ve doyumlu olacaktır. Annelerin rahatlayacakları aktivitelerden kaçınıp sürekli çocukla bir arada bulunmaları bir süre sonra onların gerginleşmelerine ve olumsuz tepkilerde bulunmalarına yol açacaktır.